"Video-Art" etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
"Video-Art" etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Mart 27, 2010

PROMETHEUS'UN İHTİYATSIZLIĞI ŞİŞMANOĞLU EVİNİ ALEVLERE BOĞUYOR...

"Yunan sanatçı Kostas Tsoclis’in «Prometheous’un İhtiyatsızlığı» başlıklı sergisi 25 Mart’ta İstanbul’un merkezinde bulunan Sismanoglio Megaro binasında açılıyor. Sismanoglio Megaro’nun iki katına yayılan sergi, video gösterileri, yanan fotoğraflar, sanatçının Türkçe yazılmış özdeyişlerini içeren elli küçük boy tuval ve üç büyük tablodan oluşmaktadır."

Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu'nun web sitesindeki basın bülteni böyle tarif ediyor sergiyi...
Açılışta oradaydık. Yunan komşular en şık giysileriyle, mimarı Şişmanoğlu'nun adıyla anılan Konsolosluk binasını hınca hınç doldurmuştu. Uzayan açılış konuşmaları nedeniyle kapıda bir süre yığılma da yaşandı. Ne kadar birbirimize benziyorduk... Beril Anılanmert, sanatçının Prometheus serisinin ilki olan Atina'da izlemiş, oradaki izleyici sayısının buradakinin yedi sekiz misli olduğundan sözediyordu...

Tsoclis'in özdeyişlerinden bazıları şöyle:
«…Ancak, unutmayalım ki, eski görüntüler, adımlarımıza, duygularımıza, kararlarımıza yol göstermeye devam eder.
Çocukluk çağımız, olgunluğumuzun önünde olduğu sürece, asla öncü sanat yapmayacağız…»

«…Sanatın, trajediyi sevince, şiddeti estetik hazza, ilgisizi önemliye dönüştürerek büyülemesi gerekirdi. Gerçeğin ve arzunun arasında arabulucu olması gerekirdi – ya da tersi. Komplocu muhafızların kapıları kapalı tutacakları ve bilgi sahibi olmayanların akıllarını karıştıracakları duygusal gizlenme yerlerinin eseri olabilirdi.
Masum durum ve ilişkiler içinden çıkartılmış başka şehvetlerin ürünü olabilirdi. Sıradan ve kısır malzeme ve şeylerin miktarlarının değişikliklerinden, işlenmelerinden.»

«...Sanat sanatsa eğer, duygular dile getirmez, duygular üretir.»

«Sanatın ne adı, ne de kategorileri vardır. Davranışlarımıza işleyen ve arkasında başkaları için bazen görünür ve izlenebilir, bazen de görünmez ve geçici izler bırakan bir ruhtur.
Birinci izler tarihin belgelenmesi ve okunması, ikincilerse oluşumu için gereklidir.»

«Sonunda beni, etkileyemediği olaylar karşısında kan ağlayan, kullanılmayan yetenekler için gözyaşı döken, anlayışsız bir dünya karşısında ve hiçbir zaman karşılaşma fırsatı olmadığı için onu tanımayan bir Tanrı’ya haklı ya da haksız yere öfkelenen bir insan olarak hatırlamanızı isterim. Buna rağmen, bir insan ki…»

1930 doğumlu Costas Tsoclic ve İstanbul sergisi hakkında şurada daha sakin bir içerik var! 

Salı, Ocak 09, 2007

SİDNEY'DEN PARİS'E YA DA TERSİ: "Centre Pompidou Video-Art 1965-2005" Sergisi

Fransızlar Video sanatının Pompidou Sanat Merkezi'yle örtüşen 40 yılını bir gezici sergiye dönüştürmüş: "Centre Pompidou Video-Art 1965-2005". İçinde Pompidou'nun yeni medyalar koleksiyonundaki en eski eser olan Nam June Paik'in "En Eski TV Aydır" ("The Moon is The Oldest TV") eserinden, günümüzün sürprizli, web-tabanlı pratiklerine kadar 30 kadar sanatçının işini barındıran sergi Şubat sonuna kadar Sidney, Avustralya'daki "Çağdaş Sanatlar Müzesi"nde (MCA) izlenebiliyor...
Niye mi buraya yazıyorum? Bu sitenin ziyaretçi istatistikleri dünyanın olmadık coğrafyalarından girilip okunduğunu gösteriyor, bir kere o yüzden. Bizden birileri oralardaysa bakarsınız bu bilgi işe yarar, gider gezerler! İkinci neden "MCA" web sitesini beğendim, paylaşmak için. Üçüncüsü de bu serginin etkileşimli gezilmesi amacıyla yapılmış ve aynı siteden indirebileceğiniz harika bir
broşür var! Bütün bunları da Rhizome'da gördüm!