Paris'teki Türkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paris'teki Türkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Şubat 11, 2016

M. ŞEHMUS GÜZEL'DEN: "DÖRT E-KITAP HEDİYE"

Sayın M. Şehmus Güzel'den böyle bir mektup gelmiş:
...Geçmiş yeni yıl kutlamalarından kiminde özel bir kitap bastırıp arkadaş, dost ve yakınlarıma gönderiyor, bir parça değişik olması umuduyla, yeni yılı bu biçimde kutluyordum. 2012 sonunda Ergün Eşsizoğlu kardeşimin önerisi üzerine bu işi bizzat yapıp, hazırladığım Kıssadır Hayat : Şiirler Üç isimli kitabımı 2013’ün gelişi vesilesiyle pdf biçiminde birkaç arkadaş, meslektaş, eş ve dosta ve siteye gönderdim. Yeni yıl hediyemin gönderiminde kolaylık, çalışmanın yayınında hızlılık kazandım. Bundan iyisi can sağlığı.
Dahası çalışmam birkaç sitede pdf olarak, kimindeyse e-kitap biçiminde okuyuculara sunuldu ve çok da iyi oldu. Bu e-kitabın okunması artık bir tıklamaya bağlı. « Pahalıdır », « bulamadık » ve benzeri hiçbir mazeret  artık geçerli olamayacak da.
Evet 2015 her bakımdan acılı, kanlı, dramatik olaylarla dopdolu bir yıl biçiminde ve tarihe ciddi olumsuz izler bırakarak geçti, böylesi belalı bir yılın sona erişini kutlamak mümkün, ancak 2016’nın daha beter bir yıl olması olasılığı maalesef yüksek, nitekim şu son kırkbeş gün içinde olup-bitenler bunun kanlı belirtileri. Ama her şeye rağmen ve yarınlarımızın daha barışçıl, daha eşitlikçi, daha özgürlükçü ve bilhassa güneşli olması arzusuyla ve yeni yılın gelişi vesilesiyle benzer bir işe giriştim:
Aralık 2015’te, daha önce hazırladığım ve o günlerde hazırlamakta olduğum dört çalışmamı bitirdim, düzenledim ve pdf biçimine dönüştürdüm, bu çalışmaları, birçok akraba, arkadaş, meslektaş, eş ve dost yanında yazılarımı yayınladığım veya geçmişte yayınlamış olduğum sitelere gönderdim, her siteye ayrı bir e-kitap biçiminde. Bu işin kotarılmasında yardımcı olan site yöneticilerine en içten teşekkürlerimi, sevgi ve selamlarımı burada bir kez daha sunuyorum.
Bugün herbiri herkes tarafından bir tıklama sonrasında okunabilecek bu dört çalışmayı yayınlandıkları kaynaklarla birlikte burada dikkatinize sunmak istiyorum, arzu edenler hemen bulup okuyabilsinler umuduyla :
ÇOK KÜL-TÜRLÜ-LÜK : "gomanweb" sitesinde ; Emeğin Sanatı Dergisi ise Ali Ziya Çamur’un yardımı ve katkısıyla e-kitap biçiminde sundu : ıssuu.com/emeginsanati adresinde.
FOOTBUSİNESS-FUTŞENLİK : Şu ana kadar herhangi bir sitede yayınlanmadığını şimdi farkettim. Birçok arkadaşa, akrabaya gönderdim ama demek ki sitelere göndermeyi ihmal etmişim. Hemen insanokur sitesine iletiyorum. Umarım orada pdf biçiminde sunulur.  
LEYLA ERBİL İLE : "ayorum" sitesinde.
PARİS’İN NABZI METRODA ATAR : webdekultursanat sitesinde. cerideimülkiye sitesinde. insanokur sitesinde.
Bu çalışmalardan birini, ikisini veya dördünü de okuyup gözlem ve önerilerini ileten bütün dost, arkadaş, akraba, hemşeri, meslektaş ve arkadaşa en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Yakın bir gelecekte bunlardan birini veya birkaçını basılı biçimde yayınlanmak fırsatını bulursam o zaman önerilerini ve katkılarını dikkate alacak, çalışmalarımı gözden geçirip öyle yayınlatacağım. Her yazarın da yakın okuyucularım gibi okuyuculara sahip olmalarını diliyorum.
Çalışmalarımı e-kitap biçiminde sunmak girişimim belki başka e-kitaplara da yol açar.  Değişik sitelerde  yazılarını zevkle okuduğumuz birçok dostumuzun da çalışmalarını bu yöntemle okuyucularımıza sunmak isteyeceklerini umuyorum, sezinliyorum. Onları bu konuda destekliyorum, teşvik ediyorum. Denemekte yarar var diyorum. E-kitap yayıncılığı belki daha geniş okuyucu kitlesine ulaşmak için yeni bir olanak yaratacak, belki yayıncılığa yeni bir ivme kazandıracak. Bunu yakın gelecekte göreceğiz, bugün bu olanağı kullanmayı da ihmal etmemeliyiz diyorum.

Sunduğum her e-kitabın kapağı, göreceğiniz gibi, bizzat hazırladığım, seçtiğim, oluşturduğum bir fotoyla, bir kopyala-yapıştır ile veya bir desenle ve bilhassa çalışmanın içeriğine uygun gösel malzemeyle donatılı. Bu dört e-kitabı, künyesi, kendisi, kaynakçası, içindekileri ve beğendiğim fotolardan biriyle süslenmiş arka kapak yazısı ile, yani bir çalışmayı kitap biçimine dönüştüren bütün unsurlarıyla siz değerli okurlarımıza yeni yıl hediyesi olarak sunmaktan sevinç duyuyorum. Böylece hepinize teşekkür etmek, yeni yılda huzur, mutluluk, barış, esenlik, başarı dilemek olanağı da buluyorum. Nice yeni yıllara dostlarım, kardeşlerim.
Bu genel tanıtım yazısını bitirirken Çok Kül-Türlü-Lük başlıklı çalışmamın « sunu »sundan kısa bir alıntıyı « tadımlık » olarak hemen burada sunuyorum :
« Gidilen her yerde değişik ve pek çok değişik diller  ve türküler dinlenecek. Sözcükler çalınacak kulaklarımıza :
Herkes hem kendi dilinde konuşacak, hem de diğer dillerle « alışveriş » yapacak : Ve her dilden sözcük(ler) alınacak. Sözlüğümüz zenginleşecek : Dil kurumlarına inat. Dil(ler)i kırılacak çünkü : Ece Ayhan duymalı bunu Ece Ayhan ! Dil kıran adam !
Yeni bir kültür oluşacak.
Yeni bir kültür oluşuyor : Yıllardan, on yıllardan, yüzyıllardan bu yana. Renkli, çok renkli bir kültürdür bu. Çok dilli. Çok sesli.  Çok kimlikli. Pek çok kül-türlü. Çok halklı. Ve çok haklı.
Bunu farkedemeyenler tarihin dışına düşecekler. Çocukları günü gelince hesabını soracak : ‘ Herkes her yere giderken, herkes dolaşırken sizler nerelerdeydiniz ?  Neden sadece evinizdeydiniz ? ’ Bu açıdan bakınca Asya’nın altı ve üstü ve Güney Amerika ile Kuzey Amerika ve elbette Avusturalya,  ve bizzat kendi tarihimiz ve kendi ülkemiz geçmişimiz değil geleceğimizdir. »

ÖNEMLİ NOT : Bu dört e-kitaptan ve/veya diğer e-kitaplarımdan kaynakcası, yani künyesi, sayfası belirtilerek alıntı yapılabilir, onlara atıfta bulunulabilir. Bugün bu çalışmalara hangi sitelerde ulaşılabileceğini sunmakla alıntı yapacaklara bu bağlamda kolaylık oluşturmak ta istedim.
* * * * * * *

Salı, Ocak 05, 2016

M. ŞEHMUS GÜZEL'DEN: "PARİS'İN NABZI METRODA ATAR"!

Yeni Yıl'ın bu ilk yazısı, yeni yıldan bir iki gün önce, "paylaşılmamak" kaydı ile bana yollanmış bir "armağan" hakkında olacak ama artık onu sizlerle de paylaşmam serbest!

Bu çok ilginç bir armağandı. Tıpkı ressamının "bitti" dediği bir resme ilk kez bakmak,  bestecisinin "tamamdır" dediği bir müziği ilk dinleyen, bir dostunuzun yeni doğan bebeğini ailesinden sonra ilk kez gören olmak gibi duygular uyandıran bir armağan! 
Son benzetiyle yola devam edersek, onu gönderen zaten "çok çocuklu" olup,  daha önceleri Web'de Kültür Sanat'a da ilginç içerikleriyle "armağanlar" yollamıştı: M. Şehmus Güzel

Ne rastlantı ki ilk armağanı da sekiz yıl önce gene bir yılbaşı arefesinde gelmişti... Paris'te yaşayan Sayın Güzel ile bugüne kadar hiç yüzyüze tanışmadık. Internet üzerinden tanışmamız ise, sevgili Güneş Karabuda ağabeyin, Yaşar Kemal fotoğrafları sergisi için Paris'e gidişimizin ardından yazdığım bir yazıdaki alıntı vesilesi ile olmuştu.

Eh, bu takdimden sonra -onu tanımayan ama yukarıdaki bağlantıları tıklayanlar- onun kim olduğunu çoktan görmüşlerdir... Tanıyanlar ise zaten sözünü ettiğim armağanın ne olduğunu anlamışlardır. 
Evet, "Paris'in Nabzı Metroda Atar"dan sözediyorum. Şöyle bir e.posta mesajına ekli olarak geldi:

"...Uzun zamanlar öncesinde iletişim kurmuş, birkaç yazımı sitenizde yayınlamış, okuyucularınızla paylaşmıştım. Yaklaşan yeni yıl vesilesiyle, geçmiş yılların kiminde yaptığım gibi, yeni yıl armağanı olması arzusuyla bir e-kitap hazırladım: PARİS'İN NABZI METRODA ATAR. 
...Hakiki bir kitap gibi yayınlanacak biçimde, ön kapağı, arka kapağı ve benzeri bütün unsurlarıyla hazırladığım bu kitabın Paris'i ziyaret edenlere, edeceklere ve merak edenlere yararı olacağını umuyorum. 
NOT: Bu çalışmayı basılı biçimde hakiki bir kitap ve/veya e-kitap olarak sunmak üzere çalışmalarımı da sürdürüyorum. Bu iş biraz zaman alacağa benziyor. Bu konularda bir gelişme olursa  ayrıca bildiririm..."

Pdf formatında yolladığı kitabın içeriğine hızla gözatarken bile birçok yerinde takılıp kaldım ve benim de anılarım olan istasyonlarla ilgili bölümlerin tamamını okumadan edemedim. "Paris'in Nabzı Metro'da Atar"; harika bir kitap. Hem bilgi verici, hem eğlendirici ve düşündürücü, hem sanatlı, hem de bir rehber kadar işlevsel... Tekrar çok teşekkürler Sayın Güzel... 

Yazarının tasarımı kitap kapağı...


Sayın Güzel, şimdi 2016 yeni yıl armağanını isteyen herkesle iki site üzerinden paylaşıma açmış bulunuyor:
1. İnsanOkur.Org: Prof. Dr. M. Şehmus Güzel / Paris'in Nabzı Metroda Atar
2. Ceride-i Mülkiye: Sayın yazarın kitabı Takdimi ve bağlantı.

Paris Metro Haritası
Kitabın Bölümleri: 
Sunu - 
"Kül tablası adam" / Nerede o eski metrolar / Metropolitain / Metrosuz olmaz Paris / Sürücüsüz metro / İntihar istasyonları / Vurdumduymaz / Onaltı hat / "Yeni kentler" ve RER / 58.000 Kişilik dev şirket / "Fransa Adası" / Aynalar aynalar / Dikkat denetim! / Metroda lifting / Grev Meydanı / En yeni metro istasyonları / Metro şık metro şok / Robespierre’i de sorun / "Yeraltında Ahenk" / Tarihin bıraktığı / Metroda rock’n’roll / Metro "Divan" / Farzet ki bir serüven / Hırsız var / Cumartesi metroları / Biletiniz ? / "Dönen grevler" / Grev Parislileri insanlaştırıyor / Değişen günlük alışkanlıklar / Kamyonlar / Ya sonra / "Ofsayta düşmek istemiyorsanız" / Yeraltı çeteleri / Yaşam ve ölüm / Metronun yeni yüzü / Reklamlar : Daha çok tüketim, daha çok "firar" / Duvar gazetesi / Durak : Ölümün eşiğinde / Çankırılı Mehmet / İncelik / Aşk ve cinsellik dilencileri / Kısa kesilmişler / İçindekiler

Kitaptan Bir "Tadımlık":


"EN YENİ METRO İSTASYONLARI

Cluny-La Sorbonne metro istasyonu, Paris'in ünlü öğrenci mahallesi Quartier Latin’de. Mahalle kadar namlı Saint-Germain ve Saint-Michel bulvarlarının kesiştiği noktada. La Chope, Le Grand Cluny, Le Petit Cluny, ikisi birden veya ayrı ayrı, L’Escholier, Le Ramses gibi kahvehanelere/café’lere, anılarımıza ve gençliğimize ve ütopyalarımıza ve Sorbonne nam mekana ve bilhassa Auguste Comte heykeline iki adım. Paris’in tam göbeğinde. Adı üstünde işte Sorbonne’a iki adım diyorum ya.
Le Grand Cluny 1980’lerin başından itibaren uzun zaman Paris VII. Üniversitesi’ndeki derslerimden sonra her akşam üzeri düzenli uğradığım, oturduğum, eş, dost, meslektaş ve arkadaşlarla buluştuğum café. Türkiye’den ziyarete gelen dostlarla akşam yemeği öncesinde buluştuğumuz mekan. Birer kahve veya birer bardak bir şey içip söyleşme olanağı bulduğumuz yer. Özellikle birinci kattaki salonu: Rahat, bulvarların otomobil ve insan seli gürültüsünden uzak. Korkut Boratav, Mete Tunçay, Türker Alkan, Cevat Geray hemen ilk aklıma gelenler..."

Yukarıdaki alıntıda sözü geçen, benim de -kızımdan dolayı-
en sevdiğim istasyonlardan: "Cluny La Sorbonne"

Fotoğraf-Kaynak: Wikimedia Commons














-------------------------------------------------------------------------------------------------------
(*) Haddim olmayarak yazarına ilk tepkim, bu kadar emek verilmiş bir içeriğin yalnızca "free" ve Türkçe bir e.kitap değil, başta Fransızca olmak üzere batı dillerine de çevrilmiş, hatta matbaa baskısı bir kitap olması gerektiği oldu. "Özgür Yazılım" ya da "Açık Kaynak" konusunun en başından beri ciddi taraftarıyım. Ama "özgür içerik" konusunda hala soru işaretlerim var (buradaki "özgür" esasen "free"; "ücretsiz" bağlamında olup, Türkçe'ye çevrilirken "özgür"ü kullanmak yeğlendiği için böyle kalmış durumda). Öte yandan bazı ülkelerde ve -her ne kadar "temellük" gibi eski bir sözcüğü kullanarak da olsa- bizde de Internet ortamında "özgür içerikler" bulunması için ciddi çabalar veriliyor. 

Perşembe, Ocak 05, 2012

KOMET'İN KİBRİTLERİNDEN AYŞE'NİN TAKILARINA

Ayşe'nin gümüş takılarına oldum olası bayılırım...
Az önce e.posta kutuma düşen "Bir Kibrit Çakın" başlıklı koleksiyon duyurusu da çok ilgimi çekti...
Komet'in (*) kibritler serisinden yola çıkıp tasarımlamış bunları...

(*) Şurada da Komet'le yapılmış kimi röportaj videoları var!