belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ocak 05, 2020

2020'nin ilk sergisi: "LÜTFİ ÖZKÖK: PORTELER"

İstanbul Modern'deki "Lütfi Özkök: Portreler" sergisine gittik bugün Mehmet ile...

1923'de doğan Özkök, 2017'de aramızdan ayrılmış...
Gülben Çapan'ın Diken/Sanat'taki yalın bir dille yazdığı tanıtım yazısı da iyice merakımızı kurcalamıştı: "Lütfi Özkök'ün Arşivinden 89 Portrelik Seçki: Bir döneme ışık tutuyor..."

Bu sergide kimi tanıdıklar ve sevgili Güneş (Karabuda) Ağabey'imizden de izler göreceğimizden emindik! Nitekim gördük de... Özkök'ün torununun çektiği 26 dakikalık belgeseli de izledik (*).

Osman İkiz de Lütfi Özkök'in kim olduğunu ta 2004 yılındaki ntvmsnbc'de şöyle yazmış:
"İsveç'te bir Türk var: Lütfi Özkök"

Zaman hızla akıp gidiyor, geriye böylesi izler bırakabilenler her türlü saygıya değer...







Samuel Beckett

Mikis Teodorakis
(*) Bunu daracık koridorun duvarındaki küçük bir ekranda değil de yalıtılmış ve karartılmış sessiz bir ortamda ve perdede görebilseydik ne kadar iyi olurdu. Ama müze "geçici mekânında" olduğunu vurgulayıp durduğundan üzerinde durmadık. Bugün hiç bir film gösterimi olmayan sinema salonunda da gösterilebilirdi belki. Neyse...

Pazartesi, Haziran 04, 2012

DOCUMENTARIST 2012: KAÇIRILMAYACAK FİLMLERLE DOLU...

Bu yıl 5 yaşına basan DOCUMENTARIST 2012, 1 Haziran'da başladı... 6 Haziran'da bitecek.

Bu festivali tam ortasında yakaladık bugün ve bu yıl bir toplu gösterimi yapılan Heddy Honigmann'dan "Privé", "Yeraltı Orkestrası" ve "İyi Koca, Sevgili Oğul"u izledik...
Kendimizi çok da şanslı hissettik...
Bitene kadar da tadını çıkarmamız gerek...

Hele "Privé" uğraştığım hukuk dalı açısından, benim için çok ufuk açıcı oldu. 2000 yılında çekilmiş olmasına rağmen, "privacy", "kişisel alan", "kişisel alanın gizliliği", "mahremiyet" kavramlarına yaklaşımı alışılmışın dışında ve bugün de geçerli...

"Yeraltı Orkestrası", bir taraftan Paris severlerin gözünü doyururken diğer taraftan eski - yeni tüm devrimcilerin ya da herkesin referans çerçevesini genişleten, Güney Amerika'dan Vietnam'a kadar geniş bir coğrafyanın "birinci ağız"larından bilgi veren, "dün-bugün-yarın" döngüsünü hiç kopartmadan duyguları da harekete geçiren akılalmaz bir eser..."Müzik" ziyafeti de cabası... Zaten "Documentarist"i kuranlardan Necati Sönmez'in "kaçırılmaması gerekenler" listesinde o da var.

Ülkemizde "belgesel" dendiğinde bizim halk çoğunluğunun aklına herhalde ilk gelen "RTÜK tarafından televizyon kanallarına verilen bir ceza" olmalı. Bir diğeri, hani şu dizi izleyiciliği konusundaki espri olabilir: "Biz asla dizileri izlemeyiz, sadece belgesel"! Dizileri "snobe" edenlere karşı zevahiri kurtarma kabilinden söylenegelen bu laf "alt dil"e çoktan yerleşmiş. Bir de tıpkı "resmi tarih" gibi "makbul" sayılan belgeseller kategorisi olmalı, öyle ya. Resmi destekli filan... Nitekim "Documentarist", Kültür Bakanlığımız tarafından desteklenmiyormuş!

Öte yandan bu ülkede bir Belgesel Sinemacılar Birliği var! İçindeki eski dostlar, bu yola ömürlerini koymuş, yıllardır belgeselin hakkının verilmesi için emek verip duran bir dolu güzel insan... Onları kendileriyle pek özdeşleştiremeyen yeni kuşak belgeselciler de.  Bugün onlardan biriyle ayaküstü tanıştım. Kısacık konuşmamızdan anladığım, kadın emeği konusuna odaklanmış olmakla birlikte, biçim açısından "belgesel"i hep sorguladığı oldu. Geçen hafta izlediğimiz, İmre Azem'in bol ödüllü, bu Festivalde de yer alan "Ecumenopolis: Ucu Olmayan Şehir"i de biçim ve içerik açısından herhalde böyle bir arayış sonucu bulunan, yalnızca sinemalarda değil Internet üzerinden de erişime açılmasına çalışılan bir yapıt...


Her neyse, DOCUMENTARIST'in çıkış noktası, ülkemizdeki yaygın belgesel anlayışını değiştirmek ve gerçek tadını göstermek... Belgeselin "ekşi ama bağımlılık yaratan" tadını bu yüzden can eriği ile özdeşleştirmişler. Bu yılın poster ve tanıtım filmlerinde ünlüleri erik yerken görüntülemişler...

Ha, bu Festival'in bize bir başka katkısı daha oldu, o da milyon yıldır içinde yaşadığımız semtin her nasılsa farkına varamadığımız kimi yerlerini keşfetmek! Onlar da kişisel blog'da!

Pazartesi, Kasım 16, 2009

YENİ BİR YURT EDİNMEK


61 dakika, 2006

Anadolu Rumları'nın 1922'deki zorunlu göçünü anlatan “Yeni Bir Yurt Edinmek” Türkiye'den Yunanistan'a zorunlu göç eden Rumların öyküsüne yer veriyor.

Belgesel, onların anlatımıyla göçlerine, Yunanistan’daki yurtlarını nasıl zorluklarla kurduklarına tanıklık ediyor ve neden en kararlı "özgürlük savaşçısı" olduklarını anlatıyor.
Söyleşi: Enis Rıza
1948 yılında doğdu. Lise ve üniversite yıllarında fotoğraf ve tiyatroyla ilgilendi. 1969 yılında kısa ve belgesel film çalışmalarına başladı. "Genç Sinema" hareketi içinde yer aldı. Sonraki yıllarda belgesel sinema alanının yanı sıra yayın faaliyetlerini de yürüttü. Kuramsal ve uygulamalı olarak "sözlü tarih" çalışmalarıyla, göç, sokak çocukları, sosyal tarih konularına yoğunlaştı. Ekibiyle Türkiye'nin çeşitli yörelerinde gerçekleştirdiği "sözlü tarih ve belgesel atölyeleri" bu sürecin bir parçası oldu.

1996 yılında Belgesel Sinemacılar Birliği'nin aktif kurucuları arasında yer alarak sözcülüğünü ve yönetim kurulu başkanlığını üstlendi. Filmleri, ulusal ve uluslararası festivaller, özel organizasyonlar ve televizyonlarda gösteriliyor. Enis Rıza, Marmara Üniversitesi'nde belgesel sinema dersleri veriyor. Belgesel film çalışmalarını sürdürüyor.

Bu etkinlik “Rumlarla İlgili Önyargilari Yenmek Güveni Yeniden İnşa Etmek” projesi kapsaminda Babil Toplum, Kültür Sanat Derneği tarafından Anna Lindh Vakfı desteği ve Tarihi Sümerbank Binası’nın ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor...

Pazartesi, Aralık 31, 2007

RESFEST-TR 2008 İÇİN BAŞVURUNUZU GÖNDERMENİZ İSTENİYOR!

Türkiye’de 2008 Mart ayında dördüncüsü düzenlenecek olan yenilikçi ve sıradışı festival RESFEST bünyesindeki “Türkiye’den Seçmeler” adlı gösterim için kısa film, animasyon, tasarım filmi ve müzik video başvuruları kabul edilmeye başlandı.
Başvuru formu festival web sitesinde: http://www.resfest.com.tr/
Son başvuru tarihi 31 Ocak 2008. Başvurular ücretsiz.
RESFEST’in İstanbul ve Eskişehir yanında bu yıl İzmir’de de düzenlenmesi planlanıyor. “Türkiye’den Seçmeler”e dahil olan yapımlar hem bu şehirleri dolaşacak hem de diğer RESFEST ülkelerinde gösterim için değerlendirilmeye alınacakmış...
Sorular için: info@resfest.com.tr
Türkçe site: www.restfest.com.tr