Salı, Ocak 22, 2008

Prof.Dr. UFUK ESİN...

Türkiye'de 'arkeometri'nin başlamasına öncülük eden, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) şeref üyesi Prof. Dr. Ufuk Esin, son yolculuğuna uğurlandı...

Salı, Ocak 15, 2008

BANA ISLAK MAYONUZU GÖSTERİN!

Sevim Burak metinlerinden yola çıkan bir sahne gösterisi...

BENİMSE NEDEN HİÇ AĞLAMADIĞIM BİR SIRDIR
BU NE FEVKALADE FELSEFE
HAYATIMA ÜZÜLMEDİĞİM İÇİN KİM SUÇLU?

Sevim Burak-Yanık Saraylar

Çağdaş sahne gösterimleri üreten 22/11, ilk yapıtı olan "Bana Islak Mayonuzu Gösterin"i, İlk kez Mayıs 2007' de Garajistanbul'da sahnelenmişti. Topluluk aynı yapıtı çağdaş sanat oluşumlarının yeni mekânı Santral İstanbul'da 24, 25,26 Ocak 2008'de yeniden sahneye koyuyor.

Handan Ergiydiren Özer önderliğinde kurulan ve dans, tiyatro, ses ve mimarinin etkileşimini yeniden yorumlayan 22/11 (yirmiikionbir) proje topluluğu, "Bana Islak Mayonuzu Gösterin" adlı eserde Zafer Aracagök'ün Sevim Burak üzerine, tamamlanmış ses tasarımı-müzik projesi "Yalvarırım Beyefendi Saatınız Kaçı Gösteriyor?" ile işbirliği yapıyor. Seda Temizer Yöntem'in tasarladığı sahnede her gece yeniden okunuyor Sevim Burak, her gece yeniden bozuluyor ve yeniden kuruluyor yazarın dünyası.

"Bana Islak Mayonuzu Gösterin" ne yalnızca fiziksel tiyatro ne de çağdaş dans kategorisine indirgenemiyor. 22/11 ekibi de bu yapının sınırlarının önceden belirlenmiş olmadığını, her gece kendilerinin ve birbirlerinin hayaletleriyle yüzleşerek Sevim Burak'ı yeniden okuduklarını ifade ediyor.

Koreograf Handan Ergiydiren Özer, gösterim boyunca dekor ve mimarinin de müdahil olduğu, devinim ve rejinin, bozulmalara, kazalara ve sapmalara açık bir tutum izlediğini anlatıyor. Seyirciyi "yok sayma"nın, içe dönük, her karesi ezberlenmiş bir gösterim sahnelemenin de kendisi için cazip olmadığını söylüyor. Ekip farklı art alanlardan gelen; dans, tiyatro, felsefe, tasarım kökenli yaratıcılardan oluşuyor.

22/11, projelerinde bu çeşitliliğin zenginliğini arıyor ve işbirliği içinde üretmenin çağdaş gösterim sanatlarının temel düşüncesi olduğuna inanıyor.

22/11 tiyatro, dans, tasarım ve sesin birleştiği yerde, zamanımızın anlatısını bulmaya çalışıyor. Şüpheci, sorgulayıcı, ezber bozucu tutumuyla, izleyiciye doğrudan ulaşmak ve bir 'farkındalık' duygusu yaşatmayı hedefliyor.
Ses Tasarımı: Zafer Aracagök
Birlikte yaratanlar ve gösterimciler: Misket Alkım – İlyas Odman – Zerçin Sönmez – Ufuk Şenel – Müge Yetişmen – Çağlar Yiğitoğulları
Dramaturji : Selda Öndül – Linda Stark
Sahne ve Işık Tasarımı: Seda Temizer Yöntem
Kostüm Tasarımı: Erkmen Savaşkan
Proje Asistanı: Tuğba Ayas

Web: http://www.yirmiikionbir.com/
e-posta: yirmiikionbir@gmail.com

Çarşamba, Ocak 02, 2008

Pazartesi, Aralık 31, 2007

"BANA BİR PICASSO GEREK"

HAYAT SANATTIR!

"Başkaları kendi yaşam öykülerini yazar, bense resim yaparım.
Bitmiş olsa da, olmasa da tablolarım günlüğümün sayfalarıdır.
Böyle oldukları için değerlidirler.
Gelecek, tercih ettiği sayfaları seçecektir.
Seçmek bana düşmez."

Pablo Picasso

-Kadıköy'lüleri kıskanmadan!- resmin üstüne tıklarsanız...

RESFEST-TR 2008 İÇİN BAŞVURUNUZU GÖNDERMENİZ İSTENİYOR!

Türkiye’de 2008 Mart ayında dördüncüsü düzenlenecek olan yenilikçi ve sıradışı festival RESFEST bünyesindeki “Türkiye’den Seçmeler” adlı gösterim için kısa film, animasyon, tasarım filmi ve müzik video başvuruları kabul edilmeye başlandı.
Başvuru formu festival web sitesinde: http://www.resfest.com.tr/
Son başvuru tarihi 31 Ocak 2008. Başvurular ücretsiz.
RESFEST’in İstanbul ve Eskişehir yanında bu yıl İzmir’de de düzenlenmesi planlanıyor. “Türkiye’den Seçmeler”e dahil olan yapımlar hem bu şehirleri dolaşacak hem de diğer RESFEST ülkelerinde gösterim için değerlendirilmeye alınacakmış...
Sorular için: info@resfest.com.tr
Türkçe site: www.restfest.com.tr

Pazartesi, Aralık 03, 2007

BONCUK SERGİSİNİN YANISIRA: "YENİLEBİLİR BONCUKLAR"

Gönül Paksoy, bu boncuk etkinliğine damgasını kuvvetli vurmuştu. Öyle ki programda hiç olmadığı halde -son anda açılışa katılacak bir ABD'li kadın sanatçının gelmemesi ve yaşanan panikten sonra "Onun yerine Gönül hanım konuşsun" denmesi üzerine- "Yenilebilir Boncuklar" kavramıyla durduk yerde bir boyut eklemiş olaya...

Konuşmasına başlarken, (ben o sırada orada yoktum, kendi ağzından dinledik bunu Arkeoloji Müzesinde) "-Hanginiz kulağınıza kirazdan küpeler takmamışsınızdır?" diye girmiş.
Sonra "boncuk" kavramının "yenilebilir" de olabileceğine getirmiş lafı. Üstelik yenilebilir boncuklarla yapılacak şeylerin "hediye edilebilirliği"ne de... "Böyle herşeyi olan, hiçbirşeye ihtiyacı olamayan birine bir hediye vereceğinizde onun sevdiğini bildiğiniz yiyeceklerden yapılmış bir kolye verebilirsniz" demiş. "Ya da tersi" diye devam etmiş. "Sizin o sırada paranız yoktur, kalkıp makarnaları boyayıp harika bir obje yapıp, dostunuza armağan edebilirsiniz" demiş. Özellikle batılı katılımcılar hayran kalmış bu yaklaşıma. Sonra da şey dedi, o akşam boncuk yerine kullanılabilecek yiyeceklerden kıyamet gibi (çeşit ve miktar olarak) getirip ortaya yığmış. Kapışılmış malzeme delegeler tarafından hemen...

Gönül Hanım "Buyrun dilediğinizi alın, yiyin, ama dilerseniz bu akşam biraz da bu konuyu düşünün, çalışın, tasarlayın ve yarın getirin buraya sergileyelim, bakalım neler çıkaracaksınız" demiş. Biz pazar günü Rezan Has'a gittiğimizde harika bir ekstra sergi ile karşılaştık. Gerçekten de bu yenilebilir boncuklarla muhteşem tasarımlar ortaya çıkarmışlar, siyah bez mankenlere takmışlar, onlar da gelenleri iki sıra halinde karşılıyorlardı. (İlk defa makinesiz gittiğime pişman oldum)
Aklımda kalan malzeme örnekleri: (Genellikle kolye yapılan) Tropikal meyva kuruları, karanfil tohumu, iğde, zeytin, domates, alıç, elma, kağıtlı okaliptus şekerleri, mandalina, portakal, çiftekavrulmuş lokum, antep fıstığı, kabuğuyla yer fıstığı, salata malzemeleri, ne bileyim allah ne verdiyse işte...

Pazartesi, Kasım 26, 2007

HAFTANIN EN KEYİFLİ ETKİNLİĞİYDİ...

Uluslararası Boncuk ve Boncuk İşleme Sanatı Konferansı ve sergileri...


Özellikle Gönül Paksoy'un Rezan Has Müzesi'ndeki atelye çalışmaları sırasında "Yenilebilir Boncuklar" kavramından yola çıkıp, yaratılmasına yol açtığı yan etkinlik...

Gönül Paksoy, "Koleksiyondan Kreasyona Boncuk' ve 'Trajectories" sergisi...

Arkeoloji Müzesi'ndeki İ.Ö. 25.000 tarihinden İ.Ö. 16. y.y. a kadar bir dönemi içine alan özel sergideki boncuklar...

Böyle zamanlarda bu kentte yaşamanın nimetleri...

Teşekkürler...

*********************
The International Bead and Beadwork Conference took place in Istanbul, Turkey 22-25 November 2007. Kadir Has University hosted the Academic Sessions, Workshops and Bead Bazaar as well as the private exhibitions in its newly opened “Rezan Has Museum” (www.kadirhas.edu.tr). Private and State Museums were open bead related exhibitions during the event.
See:
İstanbul Boncuk

Pazar, Kasım 18, 2007

MUHTEŞEM BİR WEB SİTESİ: garajistanbul

garajistanbul

keza etkinlikleri de... (Avkıran'ların "Oyunu Bozun" oyunu için baktım en son. 28-30 Kasım, 27-28 Aralık ve bir de 3 Ocak'ta oynanacakmış...)

Cuma, Kasım 16, 2007

MUHTEŞEM BİR SERGİ: "BLOCK"

Gerçekten harika işler çıkmış Marmara mermerleri ve dünyanın önemli tasarımcıları bir araya
gelince...

Düzenleyicilerden arkadaşım Gila Franses ("34"ü yayımlayan, Republica Ajans'ın eş başkanı) ile katılımcılardan da yaptığı harika mermer masaya herkesin hayran kaldığı komşumuz Seyhan Özdemir ile gurur duyduk dün akşam (Autoban 212 olarak katılmışlardı ama biz masanın onun tasarımı olduğunu düşündük)!

Sergide MoMA koleksiyonunda eserleri yer alan Campana Brothers; daha önce Jean Paul Gaultier’in defilesi için de tasarımlar yapan Jurgen Bey; 100% Design Tokyo’nun bu seneki kreatif direktörü Michael Young; Centre Georges Pompidou Koleksiyonu’nda yer alan Konstantin Grcic; Fransız tasarımcı Matali Crasset, Paola Navone, Haluk Akakçe, Aziz Sariyer, Defne Koz, Marcelo Rosenbaum, Brezilyalı mimar Arthur Casas, Marcio Kogan, Tanju Özelgin, Paola Navone, Matali Crasset, Simon Heijdens ve Jason Miller gibi önemli isimler katılıyor.

İMİB (İstanbul Maden İhracatçıları Birliği) sponsorluğunda, Doğal Taş Üreticileri ve İhracatçıları’nın desteği ile yapılan olan serginin yapımcısı ve küratörü: HAAZ Galeri

Salı, Kasım 13, 2007

SAHAF PEGASUS DA ELEKRTONIK ORTAMDA!

Sahaf Pegasus

Böyle tanıtıyor kendini:

"Sahaf PEGASUS, Doğu-Batı Ajans Reklamcılık - Yayıncılık ve Ticaret Ltd Şti' nin bir kuruluşu olarak, kitap ağırlıklı olmak üzere, yayın, kültür, tarih, koleksiyonerlik, duygu ve düşünce, araştırma, inceleme, tanıtım alanlarında, "daüssıla çekenler", "mecanin-i kütüp", "muhibban-ı kütüp" ve "tetkik erbabı" olanlar arasında bir bilgi dayanışma, alış-veriş ve "muhabbet" aracı ticari bir işletme olarak, 1990 başlarında bir hevesle kuruldu.
Bu tarihten beri, araştırmacılara, koleksiyonerlere, bilgi ve belge toplayanlara, akademisyenlere ve meraklılara hizmet etmekte; onların ilgi, merak ve heyecanlarını paylaşmaktadır."

Perşembe, Ekim 04, 2007

DEVRIMCI GENCLİK KOPRÜSÜ

Bahriye Kabadayı...
Öyle bir belgesel yönetmiş ki...
Her ne kadar kaynaklarını "3"-"5" kişiyle sınırlamış ya da "sınırlama" zorunda kalmış olsa da....
"Kumaş" öylesine "özgün" ki...
"Devrimci Gençlik Köprüsü"; -Zap Suyu Köprüsü- bu gece , hepimizi ağlatmayı başardı...

Ama ben , bu gece en çok Necdet Günkut için yanıyorum...
Üstelik "O" çoktan "çekip gitmişken"!
Heyhat!

15 Excellent Examples of Web Typography. Part 1 | i love typography

15 Excellent Examples of Web Typography. Part 1 i love typography