Kültür ve sanat ilintili web kaynakları, izlenimler, haberler...
Art and culture resources on the web...
- Avniye TANSUG
Cumartesi, Haziran 29, 2024
"Üç noktayla biten bir cümleyim artık…"
Pazar, Mart 24, 2024
Salt GALATA'da Söyleşi: Esen Karol, Çağla Özbek ve Turgut Tarhanlı İpek Duben: Ten, Beden, Ben
Salt Galata 26 Mart 2024 19.00
Atölye II-III
Salt, sanatçı İpek Duben’in 1980’lerden günümüze pratiğine odaklanan yeni yayını İpek Duben: Ten, Beden, Benkapsamında bir söyleşi düzenliyor. Kitabın tasarımcısı Esen Karol ve çevirmeni Çağla Özbek ile Prof. Dr. Turgut Tarhanlı’nın bir araya geleceği söyleşide, yayının oluşum süreci ve Duben’in üretimi üzerinden sanatsal ifade özgürlüğü ele alınacak.
-devamı için tıklayınız:
Pazartesi, Mart 04, 2024
SERGİ: "Noktanız halen firarda Bay Klee!"
Küratörlüğünü Attila Güllü’nün yaptığı, sanatçı Ali Herishi, Arzu Eş, Banu Uğural, Cemalettin Yıldız, Erdoğan Kaplan, Kerem Ağralı, Rabia Kalyoncuoğlu ve Ruken Aslan’ın işlerinin yer aldığı
“Noktanız halen firarda Bay Klee!”isimli sergi 7 – 31 Mart tarihleri arasında Schneidertempel Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Noktanız halen firarda Bay Klee!
Sergimizde 20. yy resminin büyük teorisyen ve ustalarından Paul Klee'nin bir aforizması bize yol gösteriyor, daha doğrusu biz onun arkasına takılıyoruz; "Çizgi gezintiye çıkmış bir noktadır".
Tabii asıl bahis, çizginin ve desenin resim sanatındaki sarsılmaz temel rolünü vurgulayıp hatırlatmaktır. Bu asli pozisyon art arda gelen renkçi, taşist ve soyut dışavurumcu ifadelerle ve son zamanlarda dijital sanat/yapay zeka ürünleriyle belki sorgulanır oldu. Ancak çizginin ifade gücü, tek başına sonsuz anlatım olanakları içermesi, kendine yeterliği ve dolaysızlığı ile plastik sanatların ifade temeli olduğu gerçeği sarsılmadı. Yenilik, yaratıcılık, sınırları aşmak ve devrimler sanata içkindir ama sanatsal yaratıcılığın kömür parçası -mağara duvarı ile başlayıp kalem-kağıtla devam eden kadim çizgisi halen yol göstericidir.
Bu sergide çizgi ve desenin gücünü aşkın bir tavırla yücelten, yaratıcı katkılarıyla yeni estetik hazlar sunan, çizgiye/desene gönül vermiş, sekiz değerli sanatçının yaratıcı işlerini sunacağız: Ali Herishi, Arzu Eş, Banu Uğural, Cemalettin Yıldız, Erdoğan Kaplan, Kerem Ağralı, Rabia Kalyoncuoğlu, Ruken Aslan.
Attila Güllü
Şubat 2024
Schneidertempel Sanat Merkezi
Bankalar Caddesi Felek Sokak No.1
Karaköy-Istanbul
0212-2490150
Pazartesi, Şubat 12, 2024
FÜRUZAN...
Füruzan 91 yaşına kadar gelmiş...
11 Şubat 2024, Pazar günü yaşamı son buldu...
Füruzan'ın yaşam öyküsü ve eserleri hakkında Wikipedia'daki içerik burada...
Neden sadece "Füruzan" adını kullandığını da yukarıdaki kaynakta anlatmış...
Salı, Kasım 01, 2022
CENDERE SANAT MÜZESİ "AKIŞIN TANIĞI" SERGİSİ İLE AÇILIYOR
İBBMiras'tan gelen bülten özetle şöyle:
391 yaşında bir ulu çınarın bahçesinde kurulan bir hayaldi, gerçek oldu.
Cendere Sanat Müzesi 3 Kasım Perşembe günü açılıyor...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1902 yılında inşa edilen ve haznelerde toplanan memba suyunu kente aktaran Cendere Su Pompası İstasyonu'nu kültürel miras envanteri kapsamında değerlendirerek İstanbul’a yepyeni bir sanat müzesi daha kazandırdı!
Cendere Sanat, disiplinlerarası bir anlayışla günümüz sanatını merkeze alan, sanatın tüm disiplinlerine açık, kapsayıcı bir mekân olarak İstanbul’un enerjisine, kültür ve sanat yaşamına özgün ve etkileyici bir katkı sunmak üzere kapılarını açıyor. Güncel sanatın canlılığını, dinamiğini, dönüşen anlatım biçimlerini ve disiplinlerarası diyaloğu ön planda tutan bir vizyonla kurgulanan Cendere Sanat, kültürel çeşitliliği yansıtan ulusal ve uluslararası sergiler, paneller, konferanslar ve performansların yanı sıra izleyicisiyle de ilişkiler kuracak programlarıyla İstanbulluların yeni kültür sanat mekânı olmayı hedefliyor.
Sergi, etkinlik, atölye ve açık hava alanlarından oluşan Cendere Sanat, küratörlüğünü Derya Yücel, Marcus Graf ve Ebru Yetişkin'in üstlendiği "Akışın Tanığı" sergisi ile 24 Ekim 2022-30 Nisan 2023 tarihleri arasında Cendere Sanat’ta ziyarete açık olacak.
Açılış onuruna, Alper Aydın, Burçak Bingöl, Çağrı Saray, Dilara Akay, Ebru Döşekçi, Elçin Acun, Elmas Deniz, Fırat Bingöl, Genco Gülan, Gizem Renklidağ, Gözde Mimiko Türkkan, Gökhan Avcıoğlu, Gülçin Aksoy, Gülhatun Yıldırım, Hüsamettin Koçan, İrem Tok, Onur Mansız, Pınar Öğrenci, Silvia Bener, Uğur Cinel, Volkan Aslan, Yasemin Özcan’ın eserlerine ev sahipliği yapan “Akışın Tanığı” sergisi de ziyarete açılıyor...
Cumartesi, Ekim 01, 2022
MİLLİYET'TEKİ YAYINA ARA
Merhaba, Milliyet Kültür ve Sanat Eki, artık, bugünden (24 Ekim 2002, Perşembe) itibaren, gazeteyle birlikte ve ücretsiz olarak verilmeye başlandı... Bu çok sevindirici bir gelişme. Dileğim, ekin oradan da içeriye, eski yerine girmesi... Ne var ki, sayfa sayısı azaltılmış ve -benim gibi- bazı dışarıdan yazanların yazıları -Şimdilik kaydıyla- olmadan çıktı bugünkü ek... Gördüyseniz, bu bölümün yerinde bir reklam olduğunu farketmişsiniz, belki buraya da o yüzden gelmiş olabilirsiniz- O yüzden, bu hafta için hazırladığım yazıyı, Web'de Kültür Sanat okurları için aşağıya koydum. Belki ileride "hard-copy" gazetede bu yazılar tekrar yayınlanmaya başlayabilir. Aslında Web'de Kültür Sanat'ı bağımsız ve etkileşimli bir web yayını haline getirmek istiyorum. Kültür ve Sanat konusu futbol kadar dengeli gidemediği için, belki böyle olması daha olumlu... Bunun için bir Web'de Kultur Sanat Uyelik ve Haberlesme Grubu listesi açtım. Bu grup, bu siteyi taşıyan bana ait (linux) server üzerinde çalışmakta olup, ücretsiz yahoo v.b. haber grupları gibi reklam, yavaşlama, açıktan adres paylaşımı ve benzeri risklerden "ari"dir! Dilerseniz buraya üye olarak, bundan sonraki yazıların doğrudan ekranınıza gelmesini sağlayabilirsiniz... Ben, beni kimin okuduğunu daha net anlarken, sonradan da, bu siteyi birlikte yeniden ele biçimlendiririz... Ha, bu arada bir vatandaşlık görevi var: 1 Oy, 1 Oydur! İmzalamadan geçmeyin lütfen... Teşekkür ve sevgiyle... Avniye TansuğPazar, Mayıs 22, 2022
"NFT" NEDİR ve ULUSLARARASI BİR SANATÇI: REFİK ANADOL
Perşembe, Mart 17, 2022
"Edirne'nin Gömüt Taşları"
Türk sanatının en somut uygulamalarını yansıtan gömüt taşlarının Edirne’deki örneklerini derleyen araştırma kitabı “Edirne’nin Gömüt Taşları” 25 Mart’ta önemli kitabevlerinde satışa sunuluyor!
Cem Altınel’in yazarlığını, Devrim Yaman’ın tasarımını yaptığı 640 sayfalık kapsamlı araştırmanın kitap haline gelmesi 2,5 yıl sürmüş. Kitap, Türk sanatının en somut uygulamalarını yansıtan gömüt taşlarının Edirne’deki örnekleri; kitabeleri, bezemeleri ile Osmanlı dönemi Edirne’sinin kültür, sanat, bilim, yazın, politika, askerilik, ekonomi, ticaret, bürokrasi ve sosyal yaşam düzeyini açıklayan pek çok veri sunuyor.
Maestro Reklamcılık tarafından yayımlanan kitap, Edirne’de yüzlerce yıl iç içe yaşamış Türk,Yunan, Musevi, Ermeni, Levanten ve Bulgar gibi farklı etnik kökenlerden gelen kültürlerin, Edirneli taş oyma ustaları (hakkâk) tarafından gömüt taşlarına aktarılan bir dizi estetik imgeyi gün yüzüne çıkarıyor.
Bu kitap, kültürel değerlerin günümüze kadar ulaşması ve yaşatılması bağlamında, UZMAR kuruluşu tarafından bir sosyal sorumluluk projesi olarak desteklenmiş...
“Gömüt taşına gösterilen özen bir anlamda gömütte yatan kişiye duyulan sevginin yansımasıdır. Günümüzünneredeyse tek tipe indirgenmiş gömütleri ile karşılaştırıldığında, geçen yüzyıllardaki titizlikle kotarılmış gömütler, insanların yakınlarına duyduğu sevgi ve özlemin yoğunluğuna dikkat çeker. Başka bir deyişle geçmiş yüzyıllarda insanlar yitirdikleri yakınları için duygularını onlar için yaptırdıkları gömüt taşları ile betimler. Bu da o dönemdeki ilişkilerin, günümüze göre sevgi ve saygı açısından daha derin olduğu sanısı uyandırır.
İnsanoğlu ölümü kabullenemediği gibi düşüncesinden dahi kaçmayı, uzak durmayı tercih etmiştir. Günümüzde bile ölüme ve onu çağrıştıran sözcüklere karşı bir soğukluk duyulur. Bir yaşamın bitişini en yalın biçimde “öldü” sözcüğü ile açıklamak yerine, “vefat etti”, “hakkın rahmetine kavuştu”, “aramızdan ayrıldı”, “sizlere ömür”, “merhum oldu”, “yaşama veda etti”, “hayatını kaybetti”, “can verdi” gibi sözcük dizinleri ile anlatmaya çalışırız. Bu bağlamda Erkan Kaya’nın yazdığı gibi gömüt ve gömüt taşı kavramları kalıcılığın ve sürekliliğin imgeleri olarak düşünülmüş ve tasarlanmış, bu arzuyu yansıtan beyitler, şiirler ve metinler taşlara işlenmiştir. Gömülen kişinin anımsanması için baba adı, mesleği, ölüm tarihi gibi bilgilerin gömüt taşının üzerine yansıtıldığı görülür. Belge niteliğindeki kitabeler, bilgi kaynağı olarak çeşitli çıkarımlar yapmamızı sağlar ve farklı noktaları aydınlatmamıza olanak tanır...”
Ayrıntılı Bilgi İçin: Gülay Yaman - gulay @ maestro.com.tr
Salı, Mart 30, 2021
IŞIKLAR NEDEN KARARDI? / Yazan: Emel Seçen
Tiyatro binası yapan müteahhit
Dünya Tiyatro Günü’nün, Uluslararası Tiyatrolar Birliği (ITI) tarafından 1961 yılında kabul edilişinin üzerinden tam altmış yıl geçmiş, kaç tiyatro açık kalabildi?
Konuk Yazar: Emel Seçen
Ne Gedikpaşa Tiyatrosu, ne Ayfer Feray, 1987 yangınıyla kül olan Şan, Dormen ve Kenter, artık eskisi gibi. Hatta Atlas Pasajı içinde Muhsin Ertuğrul’un 1951 yılında kurduğu Küçük Sahne. Bir tek, Ses (Orta Oyuncular) Tiyatrosu, Ferhan Şensoy ile ses veriyor, yıllarca korudu kolladı orayı. Ne Altan Karındaş ve Arkadaşları, Yeşil Sahne, Azak Tiyatrosu ne Gazanfer Özcan & Gönül Ülkü. Yok! Sanki hiç olmamışlar gibi...
.... Çevre Tiyatrosu, Işıl Kasapoğlu ile yeniden ayağa kalkmıştı. O gün bugün kaynıyor, Semaver Kumpanya.
Dünya Tiyatrolar Günü nedeniyle konuk yazar Emel Seçen'in bu yazısının tamamını okumak için tıklayınız: Cumhuriyet / Kültür Sanat
(Türk Tiyatrosu konulu bu blogdaki diğer içerikler de bu bağlantıda! - A.T.)
Cuma, Mart 26, 2021
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ 2021 ve TİYATRODA KADININ TARİHİ
Pazar, Şubat 07, 2021
15 ŞUBAT'TA BİTECEK: "MY FRENCH FILM FESTIVAL - 2021"
Fransız sinemasını sevenlere!
Bu yıl 11. yılı... Bu festivaldeki filmlerin hepsi çevrimiçi izleniyor. Kısa filmleri ücretsiz. Uzun metrajlı filmleri 7.99 Euro. Bu yıl Türkiye'den de sponsor olduğu için (Digiturk) kısalar BeinConnect'ten ücretsiz izlenebiliyor: https://www.beinconnect.com.tr/my-french-film-festival-film
Aynı platformda uzun metrajlı filmler de 7.- TL karşılığında 48 saat boyunca izlenebiliyor: https://www.beinconnect.com.tr/box-office/box-office/my-french-film-festival
Salı, Ekim 06, 2020
Ayrıcalıklı Hissetmek... Sonbahar Yaprakları... Jazzy...
Perşembe, Haziran 11, 2020
SALT'TAN ÇEVRİMİÇİ 2 FİLM GÖSTERİSİ
10-20 HAZİRAN 2020:
- Opening in Moscow [Moskova’da Açılıyor] (1959)
- Kick in Iran [İran’da Tekme] (2009)
-SALT'tan Zeynep AKAN göndermiş bu bülteni...-:
1851’de Londra’da “Tüm Ulusların Endüstri Üretimlerinin Büyük Sergisi” adıyla
düzenlenen ilk dünya fuarı, 45 yıl sonra Atina’da yapılan ilk modern olimpiyat
oyunları... Bu uluslararası organizasyonların şehirlere etkilerini 2016’da Perşembe
Sineması ile incelemeye sunan SALT, dünya fuarlarının güncel temsil ve görsellik
anlayışlarına nasıl yön verdiğini 2018’den beri Teşhir serisiyle tartışmaya açıyor. 21.
yüzyılda yöntemlerinin fayda ve geçerliliğini sorgulamadan deneyim ekonomisini
çoğaltmaya devam eden fuarlar, olimpiyatlar ve bienaller, İkinci Dünya Savaşı’ndan
bu yana ilk kez 2020’de pandemi koşulları nedeniyle kesintiye uğruyor.
SALT’ın söz konusu modelleri irdeleme odaklı üretimlerden derlediği içerik seçkisi
kapsamında iki belgesel film; Opening in Moscow [Moskova’da Açılıyor] (1959) ve
Kick in Iran [İran’da Tekme] (2009) 10 Haziran’dan itibaren saltonline.org’da
çevrimiçi olarak izlenebilir.
Opening in Moscow [Moskova’da Açılıyor] (1959)
Yönetmen: D.A. Pennebaker
49 dakika
İngilizce ve Rusça; Türkçe ve İngilizce altyazılı
Endüstri ürünleri tasarımcısı George Nelson’ın koordinasyonunda hazırlanan
“Amerika Ulusal Sergisi” ile Ruslar, elektrikli süpürgeden buzdolabına, Polaroid’den
son model kasetçalara, hatta yasaklı olan kitaplara birçok yenilikle tanıştı. ABD
Başkan Yardımcısı Richard Nixon ile Sovyet lider Nikita Kruşçev’in sergi
mekânından canlı yayımlanan hararetli Mutfak Tartışması’nda, “Amerikan rüyası”
bir mutfak modeli üzerinden kapitalist ve komünist yaşam tarzları karşılaştırıldı.
1959 yazında Moskova’da yapılan tarihî organizasyonun belgesi niteliğindeki bu
film, SSCB ile özel bir anlaşma gereği düzenlenen ve ABD’nin yaşama, çalışma,
öğrenme, üretim, tüketim ve eğlence biçimleri ile kültür değerlerini sergileyen fuara
ayrıntılı bir bakış getirir. Çevrimiçi gösterim 10-20 Haziran’da altyazılı olarak
saltonline.org’da: https://vimeo.com/426907619
Kick in Iran [İran’da Tekme] (2009)
Yönetmen: Fatima Geza Abdollahyan
82 dakika
Farsça, İngilizce, Mandarin; Türkçe ve İngilizce altyazılı
Tahran’da yaşayan profesyonel sporcu Sara Hoşcamal‐Fıkrî, İran’da bir ilke imza
atarak 2008 Yaz Olimpiyatları’na katılmaya hak kazandı. Bu durum, muhafazakâr
kesimlerde büyük bir muhalefetle karşılansa da, ülke çapında destek görerek
uluslararası düzeyde ilgi uyandırdı. 20 yaşındaki Sara, TIME dergisinin Pekin’deki
organizasyon için hazırladığı en ilgi çekici 100 sporcu listesinde 22. sırada yer aldı.
Olimpiyat katılımı kendisi ve tekvandocu antrenörü Maryam Azarmehr için büyük
bir başarı olduğu kadar, ülkede eşit haklar ve özgürlük mücadelesi veren bütün
kadınlar adına önemli bir adım olarak nitelendi. Sara’nın Pekin’e uzanan zorlu
yolculuğunu konu alan belgesel filmin çevrimiçi gösterimi 10-24 Haziran’da altyazılı
olarak saltonline.org’da: https://vimeo.com/425801566
Cuma, Nisan 24, 2020
"MY FRENCH FILM FESTIVAL"
My French Film Festival
Şu sıralarda "STAY AT HOME" /(EVDE KAL) başlığı altında harika filmleri paylaşıma açmışlar...
Thanks a lot indeed...
💕💙💚💜👍👏👏👏
Perşembe, Nisan 23, 2020
KARANTİNADAN BİLDİRİLENLER...
İşte onlardan biri de "L'Internationale"...
SALT'ın bu konudaki haber bülteni ile devam edeyim:
Avrupa Birliği (AB), kamuya açık müzeler için uzun vadeli, sürdürülebilir bir model oluşturmayı hedefleyen konfederasyonunu beş yıllık bir proje için 2.5 milyon euroluk bir hibeyle ödüllendirdi. L’Internationale‘nin nitelik ve gerekliliğini teyit eden bu hibe desteği, üye kurumlar arasında koleksiyon ve sanat araştırmaları ile teknoloji ve kamusal erişimin paylaşıldığı yeni bir kültürel konfederasyonun biçimlenmesine katkı sağlayacak.
L’Internationale, hiyerarşik ve merkeziyetçi olmayan bir uluslararasıcılık üzerine kurulu bir konfederasyon; yerel olarak köklü, küresel olarak birbirine bağlı kültürel aracılardan oluşuyor. Farklılıklar ile yatay paylaşımlara değer veren bir sanat alanı öneriyor. Değişik coğrafyalardan yerel hikâyelerin birlikte okunabilmesi adına daha etkili araçlar ve yepyeni yöntemler sunmayı hedefliyor.
L’Internationale bünyesinde Museum van Hedendaagse Kunst Antwerpen (M HKA/Belçika); Van Abbemuseum(VAM/Hollanda); Museu d’art Contemporani de Barcelona(MACBA/İspanya); Museo nacional centro de arte Reina Sofía(MNCARS/İspanya); Moderna Galerija (MG/Slovenya) ve SALT (Türkiye) yer alıyor. Konfederasyon ayrıca, akademik ve sanatsal alanlardan çeşitli ortak ve iş birlikçi kuruluşlar tarafından destekleniyor.
Bu üyelikle SALT, konfederasyondaki beş müzeyle iş birliği yapma ve bu müzelerin arşiv ve koleksiyonlarına erişim imkânına sahip olacak; çalışanlarına mobilite ve tecrübe paylaşımı sağlayacak. Kurum, yerel ve bölgesel araştırmalar için bir üretim odağı olma işleviyle özellikle arşiv uygulamalarındaki gelişmelere eğilecek. Aynı zamanda, konfederasyonun e-yayıncılık faaliyetleri için bir platform oluşturacak.
Konfederasyon, AB’nin hibe desteğiyle “Sanat Kullanımları – 1848 ve 1989’un Mirası” [The Uses of Art – The Legacy of 1848 and 1989 (UoA)] adlı çok yönlü bir proje yürütecek. Proje, bir dizi sergi ve sempozyum ile dijital-basılı yayıncılık, online forum, eğitim platformu ve kurumlar arası kadro ve uzmanlık değişimi ile paylaşımını içeriyor.
“Sanat Kullanımları”, Ekim 2013’te Reina Sofía tarafından düzenlenecek bir sergiyle başlayacak. Sergi, sanat tarihi için 1980’lerde İspanya ve dünyadaki sosyo-politik dönüşümlerin merceğinden sivil toplumun gelişimine dayalı yeni bir perspektif tasarımını inceleyecek. Beş yıl sürecek olan “Sanat Kullanımları” 2017 yılında, Avrupa çapında eşzamanlı sergi ve etkinliklerle sonlanacak. Bu kapsamda aynı yıl SALT, L’Internationale ve Müşterek Bilgi adlı bir program gerçekleştirecek.
İki tarihî dönüm noktası olan 1848 ve 1989 yıllarını seçen “Sanat Kullanımları”, güce karşı yaratıcı tepki ve yurttaş direnci bağlamında radikal ve ulusötesi bir Avrupa tarihiyle ilişki kuruyor. Her iki tarihsel devrimde de tüm dünya ve kültürlerine erişim sorunsalı, yeni yurttaşlık biçimlerinin talebi bakımından temel bir önem taşımaktaydı. Bu çerçevede proje 1989 yılını, 20. yüzyılın büyük bir kısmına nüfuz eden ideolojik bir çatışmadan öte, Avrupa’da 1848 devrimleriyle başlayan dönüşümün devamı olarak kabul ediyor. Bu iki tarih ile miraslarının yanı sıra bugünü yeniden yorumlamak üzere 1980’li yıllara odaklanıyor; aynı zamanda kamu erişimi, katılımcılık ve ortak yaratıcılığın teşvik edilmesini amaçlıyor.
“Sanat Kullanımları” projesi ortaklarıJuliús Koller Society (Bratislava, Slovakya); Afterall Journal and Books (Londra, Birleşik Krallık); KwieKulik Archive (Varşova, Polanya), Victoria & Albert Museum (Londra, Birleşik Krallık).
Ayrıca, sanat dergisi A Prior, online bir platform ve yılda bir kere yayımlanacak basılı bir sayı ile “Sanat Kullanımları”projesine tahsis edilecek.
L’Internationale konfederasyon ortakları Grizedale Arts (Cumbria, Birleşik Krallık); Liverpool John Moores University (Liverpool, Birleşik Krallık); University College Ghent [Güzel Sanatlar Okulu (KASK) ve Kraliyet Konservatuvarı] (Gent, Belçika) ve Universität Hildesheim (Hildesheim, Almanya).
Pazar, Ocak 05, 2020
2020'nin ilk sergisi: "LÜTFİ ÖZKÖK: PORTELER"
1923'de doğan Özkök, 2017'de aramızdan ayrılmış...
Gülben Çapan'ın Diken/Sanat'taki yalın bir dille yazdığı tanıtım yazısı da iyice merakımızı kurcalamıştı: "Lütfi Özkök'ün Arşivinden 89 Portrelik Seçki: Bir döneme ışık tutuyor..."
Bu sergide kimi tanıdıklar ve sevgili Güneş (Karabuda) Ağabey'imizden de izler göreceğimizden emindik! Nitekim gördük de... Özkök'ün torununun çektiği 26 dakikalık belgeseli de izledik (*).
Osman İkiz de Lütfi Özkök'in kim olduğunu ta 2004 yılındaki ntvmsnbc'de şöyle yazmış:
"İsveç'te bir Türk var: Lütfi Özkök"
Zaman hızla akıp gidiyor, geriye böylesi izler bırakabilenler her türlü saygıya değer...
| Samuel Beckett |
| Mikis Teodorakis |
Çarşamba, Mart 06, 2019
ALTI BİN "TARİHİ ÇOCUK KİTABI" SERBEST ERİŞİME AÇILMIŞ...
"OpenCulture", son olarak altıbin tarihi sayılan çocuk kitabını dijitalize ederek serbest erişime açmış...Eminim bazılarını vaktiyle yani bizim kuşak, bizimkilerden öncekilerin bazıları Türkçe'ye de çevrilmiş olanları tanıyacaktır... Ola ki onların bir çoğu da "Varlık Çocuk Klasikleri"nden yayınlanmıştır...
Salı, Mart 05, 2019
FOTOĞRAFIN ARAPLARI YENİ YAŞAMLARINDA!
Bizler çocukken anneannelerin, dedelerin çekmecelerinde camlara basılı fotoğraf negatifleri görür, kim kimdir tanımaya çalışırdık! Hatta halk arasında onlara "fotoğrafın Arabı" denilirdi...
"Fransız koleksiyoncu Pierre de Gigord'un 1980'lerde Türkiye'de -her formattan ve malzemeden- topladığı binlerce Osmanlı dönemi fotoğraf, Getty Araştırma Enstitüsü'nde dijitalize edildikten sonra serbest erişime açılmış... 19. yy ve erken 20. yy dönemlerine ait 6 binden fazla görüntü var..."
Nedense bu Gigord'un topladıklarından hepsi dijitalize edilip serbest erişime açılmamış henüz. Erişime açılanlar soykırım içerikli olanlar gibi... Onlarla ilgili açıklamada Orhan Pamuk'a da göndermeler var... Açılmayanların bir kısmı ise medar-ı iftiharımız Cumhuriyet'e geçiş dönemine ilişkin olanlar.
Mamafih, azimli ve meraklılar, Getty Araştırma Enstitüsü'nün (Getty Research Institute) Los Angeles'daki binasına kadar uzanıp, biraz uğraştıktan sonra onları da görebiliyor...
* * * * * *
"In the 1980s the French collector Pierre de Gigord traveled to Turkey and collected thousands of Ottoman-era photographs in a variety of media and formats. The resulting Pierre de Gigord Collection is now housed in the Getty Research Institute, which recently digitized over 6,000 of the nineteenth- and early twentieth-century photographs, making them available to study and download for free online..."
"..Two parts of the Gigord collection were beyond the scope of this project so not digitized: the press photographs documenting the modernization of the Ottoman Empire and its transition to the Republic of Turkey and the archival documentation on photographic studios(Series IX–X). These materials can be accessed by visiting the Getty Research Institute Special Collections in Los Angeles, where the original photographs from the entire Gigord collection are preserved..."
Yazan/ By: Isotta Poggi
Kaynak/ Source: Getty Iris
Çarşamba, Şubat 06, 2019
YARIN KABİLE SAHNE'DE: "ÇIĞLIK"
(*) Adres: Evliya Çelebi Mh, Meşrutiyet Cad. No:31 D-5, Tel: 0555 521 4686
Beyoğlu/İstanbul,
Pazartesi, Şubat 04, 2019
"EVLİLİK"... CEMAL EREZ'İN YENİ SERGİSİ...
6 Şubat - 2 Mart 2019, Schneidertemple Sanat Merkezi, İstanbul...







