Çarşamba, Nisan 29, 2009

TAY - ARKEOLOJİK TAHRİBAT RAPORU 2008

...Toprak altından çıkan ve toprak üstünde bulunan eski uygarlıklara ait kalıntılar, “kültür mirası” kavramı ile, üzerinde sonsuz tasarruf yetkisine sahip olunan bir “mal” haline gelmesine neden olmaktadır. Bunun yerine bu kültür değerleri, gelecek nesillere korunarak aktarılması için kültür ve tabiat varlıkları olarak anılmalı ve “emanet” olarak benimsenmelidir...
TAY - ARKEOLOJİK TAHRİBAT RAPORU 2008

Marmara - Bizans Raporu da şurada.

Salı, Nisan 21, 2009

“BİR NEFES BİR BEDEN” - İstanbul Devlet Opera ve Balesinin Dünya Dans Günü Kutlamaları...

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, bu yıl Dünya Dans Günü’nü daha farklı bir boyutta kutlamayı amaçlıyor.
28 Nisan-1 Mayıs arasında 4 gün sürecek etkinliklerde,İstanbul Devlet Opera ve Balesi repertuarından seçmeler, dersler, atölyeler, fotoğraf ve kostüm sergilerinin yanı sıra, İstanbul’da dans eğitimi veren kurumlar ve özel toplulukların gösterileri yer alacak.
Devlet Opera ve Balesi Müdürü Suat Arıkan, Müdürlük olarak, ilk defa böyle bir projede İstanbul Bale dünyasının bir çatı altında birleşeceğini vurguluyor.
Projenin Sanat Yönetmeni Beyhan Murphy, “Bir Nefes Bir Beden” başlığı altında tanımladığı bu kutlamaların ana fikrinin, İstanbul’da gerek resmi kurumlarda gerekse bağımsız olarak çalışan dans sanatçılarını bir araya toplamakla beraber klasik bale ve modern dans arasındaki bağların kuvvetlenmesi olduğunu ifade ediyor.
Temsiller dışındaki etkinlikler ücretsiz ve seyircilere açık yapılacak. Bu etkinliklerde amaç sadece dans çevrelerine değil, tüm seyircilere ve dans severlere kucak açmak.
Etkinlikler 28 Nisan’da salon çalışmaları ile başlayacak. İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının ders ve provalarının seyirciye açık olacağı bu günde, konservatuarlardan öğrenciler davet edilecek, öğrenciler solist sanatçılarla atölye yapma fırsatı bulacaklar.
29 Nisan’da Dans ve Mizah başlığı altında, Türk dans repertuarının komedi ögesiyle bütünleşen eserlerden bölümler sergilenecek.
30 Nisan Kutlama Gecesi çerçevesinde Paris Opera Balesi’nden solist sanatçıları,İstanbul’da uzun yıllardır dansa emek veren özel topluluklardan “Çağdaş Bale Topluluğu”, “Çıplak Ayaklar KumpaLudmila Paglieronyası”, ve danscı yetiştiren eğitim kurumları İ.Ü. Devlet Konservatuarı, M.S.Ü Devlet Konservatuarı Klasik ve Modern Dans Ana Bilim Dalları, Yıldız Teknik Üniversitesi gösterileri seyircilerle buluşacak. Aynı gece, Paris Opera Balesi solistlerinden oluşturulan Incidence Chorégraphique Topluluğu’nun başdansçılarından ve Paris Opera Balesi'nin solistlerinden Bruno Bouché ve Ludmila Pagliero, günümüz klasik bale koreografisinin önde gelen isimlerinden, Paris Opera ve Balesi baş dansçılarından Jose Martinez’in kendileri için yaptığı “Delibes Suite” adlı ikili dansı ve birer solo sunacaklar. Aynı zamanda Bruno Bouche, İstanbul Devlet Opera ve Balesi dansçıları ve konservatuar öğrencileriyle, atölye etkinlikleri kapsamında repertuar çalışmaları yapacak….
1 Mayıs’da gecenin teması ise “Dans ve Aşk”; Dans repertuarının “aşk”a adanmış çeşitli eserleri dans severlere sunulacak..

Salı, Nisan 14, 2009

Pazartesi, Nisan 06, 2009

"SOLD IN NEW YORK CITY"- John Manno fotoğraf sergisi


NewYork'un beş bölgesinde neler satılır?
Bir fotoğraf sanatçısı; John Manno, buradan yola çıkarak harika bir iş çıkarmış:
Sold in New York City

An on-going exploration of the neighborhoods of New York City, their stores and the various items they sell.
A photographic project by John Manno.

Cuma, Mart 20, 2009

GELECEĞİN HAYALİ...

British Council’ın sürdürdüğü Imagine Your Future (Geleceği Hayal Et) Projesi kapsamında, göçmen ve mülteci gençlerin kendi hikayelerini anlattıkları dijital filmler, 21 Mart 2009 Cumartesi günü İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralistanbul kampüsünde gösterime sunuluyor. Filmlerden örnekler:
Welcome to British Council - Turkey

Çarşamba, Mart 11, 2009

DİNLEYİCİSİNİN DESTEĞİYLE BAĞIMSIZ YAYIN YAPAN RADYO

94.9 Açık Radyo, kurulduğundan bu yana dinleyici tabanına dayanan bir radyo modelini hayata geçirmek için uğraşıyor. Bu anlayışı bir “hayat tarzı” olarak benimseyip, ilkelerinden ödün vermeksizin, bir kamu hizmeti yayıncılığı yapmaya çalışıyor.

Açık Radyo, kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine açık... Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar; rock, caz, klasik ve elektronik müzik; bilimkurgu, edebiyat, atçılık, mimarlık; hip-hop, opera, rebetiko ve flamenko; küresel iklim krizi, iklim adaleti, hakkaniyet ve barış... Programcı, dinleyici ve dostlarıyla bu büyük aile 14 küsur yıldır İstanbul’dan 94.9 frekansından bu konularda kâinata sesleniyor. Usanmadan. Üstelik, bu oluşum hiçbir çıkar ve sermaye grubuna bağlı değil, tabiî devlete de. Dolayısıyla, bağımsız.
14 yıllık yayın hayatının son 5 yılında da bağımsızlığını dinleyicilerinin desteğiyle teminat altına almak için vargücüyle çaba harcıyor. Şimdi sıra 6.sında!

Dinleyici Destek Projesi 6.yılında da Açık Radyo’nun normal yayın akışını 9 günlük bir curcunayla 99 saat boyunca altüst edecek.

Bu yıl 14 Mart’tan 22 Mart’a kadar “Hep Birlikte Açık Radyo” özel yayınında programcı, dinleyici ve dostlar biraraya gelecek. Radyonun koridorlarında, stüdyolarında ve web mekânında. Açık Radyo müdavimi dinleyiciler programcılarla birlikte yayın yapacaklar. Bir “ansiklopedi” niteliğindeki Açık Kitap’tan kimi maddeler (örneğin, Oğuz Atay’dan Chomsky’ye, Radyomani’den Militarizme, Röveşata’dan Mağara Adamı’na, Mesut Cemil’den Anthony Braxton’a, Muhlama’dan Su’ya…) tadımlık olarak programcılarımızın seslerinden kulaklarınıza ulaşacak.

Şenlik boyunca Açık Radyo dostları da yayın stüdyosunu “işgal” edecek; Yağmur ve Durul Taylan Engin Günaydın’ı, Kenan Işık Halil Ergün’ü, Derviş Zaim Mazlum Çimen’i, Deniz Aşırı programımız Güven Kıraç’ı, Fikret Kuşkan ve Nejat İşler birbirlerini ağırlayacak. Serdar Ateşer, Fuat Ergin, Goncagül Sunar, Şevval Sam, Okan Bayülgen, Cengiz Özkan, Şebnem İşigüzel, Akın Eldes, Sabahat Akkiraz, Ezginin Günlüğü, Zeynep Casalini, Orhan Osman, Mor ve Ötesi, Yasemin Göksu, Memet Ali Alabora, Kudret Sabancı, Okan Murat Öztürk, Sumru Ağıryürüyen, Tibet Ağırtan, Ayşe Tütüncü, Kaan Sezyum, Aylin Aslım, Leman Sam, Uğur Yücel, Haluk Bilginer, Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu Açık Radyo’da kendi programlarını yaparak dinleyicilerden destek isteyecekler.

Dinleyiciler Nasıl Destek Olabilir?

Her yıl düzenlenen Dinleyici Destek Projesi ile Açık Radyo dinleyicisi radyosuna sahip çıkıyor. Dinleyiciler seçtikleri programın istedikleri bir saatine destek verebiliyorlar. Yani dinleyiciler bedava dinleyebilecekleri bir yayının sürdürülebilmesi için para vererek destek oluyorlar. Bunu bir telefonla (0 212 343 41 41) ya da bir “tık”la (www.acikradyo.com.tr) yapmak mümkün. Bunun karşılığında ise radyo, destekçisinin adını programın başında ve sonunda anarak teşekkür ediyor.

Açık Radyo soruyor:
- Peki bağımsızlık sürdürülebilir mi?
Yanıtlıyor:
-Bu bir “hayat tarzı” haline getirilebilirse, evet!

Çarşamba, Şubat 11, 2009

ÖMER MADRA'NIN SESİNDEN "FRANNY ve ZOOEY"

Bütün dünyada baskı ve satış rekorları kıran The Catcher in the Rye:
"Gönülçelen" (Çev.: Adnan Benk)'in ardından Jerome David Salinger'ın
1961yılında yayınlanan romanı "Franny ve Zooey", yirmili yaşlardaki iki
kardeşi ve Salinger'ın eserlerinde sıklıkla yer bulan "efsanevî" Glass
ailesini, bir "evyapımı belgesel film" tadında anlatmakta. "Franny" ve
"Zoeey" adlı iki hikâyenin birbirini tamamlamasından oluşan bu tuhaf ve
benzersiz "roman" 1955 Kasım'ındaki uzun bir hafta sonunda geçiyor.
Türkçe'ye Ömer Madra tarafından çevrilen eser ilk baskısını YKY'ndan 1993
yılında yaptı ve şu ana kadar 7. baskıya ulaştı.

Yazarın The Catcher in the Rye adlı eseri daha sonra, 1997 yılında Coşkun
Yerli tarafından "Çavdar Tarlasında Çocuklar" adıyla yayınlandı. Diğer
eserleriyse yine Coşkun Yerli çevirisiyle YKY'ndan basıldı: Nine Stories: "
Dokuz Öykü" (kitaptaki beş öykü daha sonra Müfide Pekin çevirisiyle "Titrek
Bacanak" adıyla kitaplaşmıştı). Raise High the Roof Beam, Carpenters and
Seymour : An Introduction: "Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar ve Seymour Bir
Giriş".

Yaklaşık 40 yıldır hiçbir şey yayımlamayan ve 1974`ten beri gerçek bir
münzevî hayatı yaşayan, medyayla da asla ilişki kurmayan J. D. Salinger bu
yıl 90. yaşına ulaştı.

Açık Radyo, bir süredir devam edegelen ve yavaş yavaş yankı uyandırmaya
başlayan edebiyat okumaları kapsamında Salinger'ın 90. yaşını "Franny ve
Zooey" ile kutluyor. Eseri, çevirmeni Ömer Madra'nın sesinden hafta içi her
akşam dinleyebilirsiniz.

16 Şubat 2009 / Pazartesi 18:30'da yayınlanmaya başlayacak "Franny ve
Zooey"i, eserin tamamı bitene kadar hafta içi her akşam hep aynı saatte
dinlemeniz mümkün.

Kaynak: Eraslan Sağlam

94.9 Açık Radyo-Açık Dergi Programı

esaglam@acikradyo.com.tr

acikdergi@acikradyo.com.tr

Pazar, Ocak 25, 2009

ORHAN DURU

Güle güle Orhan Duru...
En son aklından geçenin ne olduğunu çok merak ediyorum...

Pazar, Ocak 18, 2009

ADALAR'DAN POSTA VAR

Emine Çiğdem Tugay'ın "Adalar Postası" web günlüğü...
"Bir haberleşme ağı yalnızca" diyor günlük hakkında.
Oysa çok daha fazlası... İçerik bir yana özellikle görseller tam bir hazine...
Böyle olması da doğal, çünkü yazar/lar/ı Emine Çiğdem Tugay, Mehmet Selim Tugay araştırmaları ve çok değerli kitapları ile tanınıyor... Kamondo Han, İzzetabad Kasrı onlardan sadece ikisi...
Asıl web günlükleri de burada: O-Pera ...
Adalar Postasının GDO'lu yiyeceklerle ilgili içeriğini bizim Pembe Domates Ağı web günlüğüne de koymalı...

IGOA Ya Da Türk-Hint İşbirliğinin Önlenemez Yükselişi

Bugün web'de pazar gazetelerine bakarken, Nil Karaibrahimgil için yapılan bir web sitesi haberi gözüme çarptı önce:

"Açıldığı gün 20 bin hit alan ve Çin'deki üç tasarım sitesi tarafından tavsiye edilen site, hemen hemen her gün güncelleniyor. Karaibrahimgil'in kendi el yazısı ile kendini ti'ye aldığı site dünyadaki hiçbir sanatçının sitesine benzemiyor. Karaibrahimgil'in cesaret edemediği için hayata geçirmeyi bir sene beklettiği site, sanatçının şubat ayında çıkacak olan yeni albümü 'Nil Kıyısında'nın öncesinde açıldı. " (Sabah yazmış)

Sonra baktım siteye: "Niltakipte.com". "Nil'in alt benliğinin resmi..." diye açılan sitenin gerçekten de tasarımı muhteşem. NK'in "kurum kimliği"ne bu kadar uygun bir web sitesi yapılabilir... Yalnızca teknikler değil burada konuşturulan. Bir bütün olarak aklın ve zekanın devreye girdiği, "iletişim" işi hakkında "bilgi"nin, taktik, strateji, kültür, sanat, estetik, ne varsa hepsinin halli hamur edildiği bir "ürün"le karşı karşıya geldiğinizi görüp, şöyle bir durup, donup kalıyorsunuz. "Donup kalmak" abartı değil, çünkü bu kadar faktörün bir araya gelmesi de sık rastlanan bir durum değil...
Sonra bunu "kim yapmış?" sorusu geliyor doğal olarak.

Ve böylece "IGOA" çıkıyor sahneye.
"I"; İstanbul'ın "İ"si, "Goa" da Hindistan'daki bir şehir. IGOA bir Türk-Hint karması şirket. Kimlerden oluştuğunu sitelerinde açıkça yazmayan bu ekip, İstanbul ve Goa üzerinden muhteşem işler çıkarmış. Kendi web siteleri de harika. Ana Sayfalarında Flickr.com üzerinden dönüşerek yüklenen fotoğraflarla ziyaretçiyi adeta ipnotize ediyor, yakalıyorlar. (Aklıma Eli Acıman'ın "captured audience" kavramı, ve "captured audience'ye acıyın" sözü geliyor. Bunlar hiç acımıyorlar ama bakanı da memnun ediyorlar.) Arada ekipten kimilerinin fotoğrafları da gözüküyor. Esasen şurada bir web günlükleri, şurada da Facebook sayfaları var! (Ve oradan da Türk kahramanı buluyoruz: Borga Dinçler imiş! )

Hayli de iddialılar, "yalnızca web tasarımı yapmayız, herşeyi yaparız ama kendi yöntemlerimize göre yaparız" diyorlar.
Diğer işleri arasından en çok beğendiklerim:
Otto , AKM yapı firması, Jacobs kahve (Facebook'taki oyun sayfası yanısıra bir de kahve falı bölümü var; "Kahveloji" demişler, sitelerde kişisel bilgi topluyorlar ama bir gizlilik bildirimi yapmadan, o olmamış işte!) ve Soda Filmmakers...
Birçok web sitesi, ziyaretçiden kendi açılış sayfasını masaüstü yapmasını filan ister. Keşke IGOA'cılar da böyle bir şey yapsalarmış. Seçilmiş işleri arasında IGOA duvar kağıtları koymuşlar gerçi ama, aynı etkiyi yaratmıyor...

Ziyaretçi bu işte, verdikçe ister!
Bu akıllı insanları kutlayıp, bu içeriği de noktalıyorum artık...

Salı, Aralık 23, 2008

"ISTANBUL PHOTO CONTEST"

Nurdoğan Şengüler (Les Arts Turcs) 'ün Türk Kahvesi'nden sonraki bir diğer başarılı projesi; "İstanbul Photo Contest" (Uluslararası Istanbul Fotoğraf Yarışması) bu akşam Binbirdirek Sarnıcı'nda yapılacak ve Kültür ve Turizm Bakanı'nın da katılacağı bir ödül töreni ile noktalanıyor...
Tebrikler...
:)

Cuma, Kasım 21, 2008

RASİM KONYAR'IN "ALŞİMİST FORMLAR" Sergisi


28 Kasım 2008'den itibaren 1 aylığına İstinye Park'taki Antik Sanat Galerisi'nde...

Şöyle diyor Konyar:

Alşimist Formlar derken...

Heykellerimi oluşturuken, çoğunlukla elle şekilllendirdiğim malzeme yerine, bu kez kendine özgü biçimi olan formları, çanları seçtim... Yuvarlaklığı, boyutları, yalınlığı, yıllardır içinde sakladığı zengin biçimi ile yıllardan beri hayranı olduğum çıngıraklı çanlar, yepyeni bir heyecanın kapısını araladı...
Kısıtlanmış formlarla çıkılan yolculukta, sadelikten çok sese geçerken, ortaya Alşimist Formlar çıktı...

Resim Kaynağı: Lebriz.Com'da Rasim Konyar Atelyesi

Pazar, Ekim 12, 2008

J.F.RAUZIER ve HİPER-FOTOĞRAFLAR: "İdeal Kütüphane"

Jean François Rauzier, 1952 Normandiya doğumlu ve dünyaca tanınmış (bilmesi gerekenlerin bildiği ya da) bir sanatçı... Resim, heykel ve fotoğraf ürün verdiği alanlar.
Web sitesinde eserlerini gruplandırmış. "Haiku"serisi fotoğraflara bayıldım...

Dijital fotoğrafa geçtikten sonra "Hyper-photo" diye tanımladığı teknikle fotoğrafın içine felsefe ve sanat katmış.

"Web'de Kültür Sanat"ın arayıp da bulamadığı konu tam da bu işte...

Hiper-foto'ları görmek için açılan fotoğrafın sağ alt köşesine tıklıyorsunuz. Ayrı bir ekranda açılan büyük boy fotoğrafın üzerine tıklayarak detayları görebilir ya da tıklamadan sadece dolaştırarak (kırmızı bir kare belirdiğinde o kareye tıklayarak) insan gözünün ilk bakışta algılayamadıklarını görebilirsiniz. Sonuncular tele-objektifle çekilmiş ve reel görüntüler...

"İdeal Kütüphane"

"Son Akşam Yemeği":

Paris:

ve diğerleri...

Cuma, Ağustos 15, 2008

EMINE SARI'NIN JAPONYA BAŞARISI

Japonya'da yaşayan Emine SARI, katıldığı müzik yarışmasında ön elemelerde onlarca Japon rakiplerini eleyerek 7 Eylül'de Osaka kentinde yapılacak büyük finale adını yazdırmayı başardı.

Finale kalan tek yabancı olan Hatay doğumlu 34 yaşındaki Emine Sarı altı dil biliyor. Kurallar bakımından 'American Idol' yarışmasına benzeyen yarışmanın finaline Japonya'nın her yerinden en iyi sesler katılıyor.

Ayrıntılar burada:
EMINE SARI | music

Cumartesi, Ağustos 02, 2008

Ekavart.tv Türkiye'nin ilk çevrimiçi sanat televizyonu yayında...

Ekavart.tv Türkiye'nin ilk online sanat televizyonu

Dünyanın dört bir köşesinden sergiler, sanat etkinlikleri, röportajlar, sanat fuarları ve sanat festivalleri bir ''tık''la karşınızda!
Yayınlanmasını istediğiniz sanat etkinliklerinin video çekimlerini cd içinde Ekavart.Tv'ye gönderebiliyor ya da internet sitesine kendiniz yükleyebiliyorsunuz...